Kanal Darlığı

Gelişen modern tıp sayesinde insan ömrü günümüzde giderek uzamakta ve bu durum sebebiyle daha çok sayıda yaşlanmaya bağlı kanal darlığı hastaları karşımıza çıkmaktadır. Hayat kalitesini olumsuz yönde etkileyen omurga eklemlerimizdeki sorunlar, çok çeşitli nedenlere bağlı olabilir.

Omurilik kanalı darlığı ile omuriliğin bası altında kalıp bacaklarda uyuşma ve güç kaybına yol açabileceğine ilk dikkati çeken bir Türk doktordur. Prof. Dr. Münir Ahmet Sarpyener, bu konudaki bilimsel yazısını 1945 yılında, bugün de hala prestijini devam ettiren J of Bone and Joint Surgery Dergisi’nde yayımlamıştır.

Dr. Yunus Aydın ve ekibi kanal darlığı konusundaki Türk cerrahi birikimini yakından takip etmiş ve uzun yıllardır katkıda bulunmuştur. Yaptığımız yüksek amelyat sayısı ile büyük bir tecrübe birikimine sahip olduk.

Kanal darlığı nasıl oluşur?

Otuz üç omurun üst üste, aralarına disk dediğimiz yapıları alarak, anlamlı girinti ve çıkıntılar oluşturacak şekilde bağlarla bir arada tutulan omurgamız, adaleler ve göğüs kafesimizin de desteği ile bizi diğer canlılardan ayıran, iki ayak üstünde yürüyebilme özelliğimizi sağlar. İnsanın bu duruşu yer çekimine karşıdır, yaşlandıkça yerçekimi bizi aşağı çeker. Omurgamızın gücü kadar buna direnebiliriz. Şimdilerde çok yaygınlaşan Pilates sporunun temel amacı da bu eğilmeyi geciktirmektir. Omurilik kanalı çapı daraldıkça, bünyemizde yaratılıştan mevcut korunma mekanizması devreye girer. Öne doğru bizi eğerek kanalın daha fazla daralmasına engel olur. Aksine arkaya eğilirsek kalınlaşmış sarı bağ, kanala daha çok bombe yapar ve darlığı arttırır. Vücudumuzun koruyucu mekanizması devreye girer ve bizi cenin pozisyonuna sokar.
Kanal darlığının belirtileri nelerdir?

Kanal darlığı hastası, hekime genellikle bel fıtığı ile birlikte başvurur. Ancak fıtık olmadan da insanı rahatsız eder. Darlık demek, sinirin gerektiği zaman gerektiği kadar kan alamaması demektir. Vücudumuzdaki her doku gibi sinir de kanla beslenir. Nasıl ki arabanın dururken harcadığı benzinle giderken harcadığı farklıdır, sinirin harcadığı enerji de yürürken ya da koşarken farklıdır. Enerji kanla gelir, ihtiyaca göre kanı getiren damarın genişleyebilmesi gerekir. Genişleyebilmek için hacme ihtiyaç vardır. Normal omurilik kanalı, boyun sırt ve bel bölgesinde farklılık gösterir. Ayrıca doğumsal olarak da kişiler arası farklılıklar vardır. Kanalı geniş olanlar, sonradan olabilecek komşu organ tecavüzlerine karşı avantajlıdır. Sinir, kendi alanına doğru yer değiştiren fıtıklanmaları ya da kalınlaşmış bağları tolere etmek için ek hacme sahiptir. Aynı boydaki fıtık ya da daralma herkeste aynı rahatsızlığa neden olmaz.

Omurgalarımızı birbirine bağlayan bağlar ve omurga eklemleri yaşlanma, travma vs. nedenlerle kalınlaşır. Temelde maruz kalınan strese karşı verilen, fabrika ayarlarımızda mevcut bir reaksiyondur bu. Tahrişe maruz kalan derinin nasırlaşması gibi bir şey. Ağır kaldırma, ters hareket, aşırı kilo gibi omurgayı yük altında bırakan etkenler, omurgalar arası disklerde ve faset denilen omurgalar arası eklemlerde eskimelere, yıpranmalara ve arkasından tamir olaylarına yol açarak bağ ve eklemleri kalınlaştırır. Kalınlaşan sinir dışı bu yapılar, korumakla görevli oldukları sinire ait alanı işgal eder. Fabrika ayarlarımız bu olaya karşı elinden gelen önlemleri alır: omurilik zarının üzerindeki yağ tabakasını eritir, kanalı genişletmek için sırtta kamburluk geliştirir, öne eğik vaziyete geçeriz, omurilik içindeki beyin omurilik sıvısına ait alanı daraltır , sonunda su içinde yüzer pozisyonda olması gereken sinirler, sırt sırta bir araya gelir ve sinire yer açmaya çalışır. Bu süreçte araya ani gelişen bir fıtıklanma girmezse bu olayların gelişimi bizi çok az rahatsız eder. Hafif bel ağrısı, geçici bacak uyuşmaları duymaya başladığımızda belli kritik eşik geçilmiş demektir. Bu safhaya gelmiş hastalar, uzun yürüyüş sonrası bacaklarında önce karıncalanma, sonra güçsüzlük hisseder. Bu şikayetler önce bir kaç dakika dinlenmekle geçer. Halk arasında vitrin hastalığı olarak da bilinir, hasta yorulunca vitrin seyreder, ağrı geçince de yoluna devam eder. Hastalık ilerledikçe şikayetleri ortaya çıkaran mesafe kısalır. İlerlemiş halinde artık ev içi yürümek de sancılıdır. Daha da ilerlerse artık sinir görevini yapamaz hale gelir, ilgili adalelerde felç ve uyuşmaları başlar, hasta yürürken topallar. Daha da ilerisi yatağa çakılmak, idrar ve gaita kaçırır hale gelmektir.

Kanal darlığında uygulanan tedavi nedir?

Çözüm, en zararsız olandan başlar. Yatak istirahati, fabrika ayarları ile işi halletmek demektir. 15-20 günlük sıkı yatak istirahati, basit fıtıklanmalarla birlikte olan şikayetleri giderir. Ağrılar geçince koruyucu önlem olarak zayıflama ve jimnastik programı yararlı olur. Bu kısım, bizim kültürümüzü de dikkate alırsak en zor ve verimsiz bölümüdür çünkü hastanın katılımını gerektirir.

İstirahat tek başına yetmezse ek olarak ilaç ya da fizik tedavi yöntemleri de kullanılabilir. Bu da yetmezse (ben nadiren kullanırım) enjeksiyonla kortizon ve uyuşturucu verilebilir. Bu da yetmezse sıra ameliyata gelir. Ameliyat deyince hemen standart bir tarife var zannetmeyin, her yiğidin bir yoğurt yiyişi misali, her cerrahın farklı yaklaşımı vardır.

Dr. Yunus Aydın’ın kanal darlığı ameliyat tekniği:

İlk tercih, mikrocerrahi tekniğiyle en az zarar verecek şekilde ameliyattır. Kanal darlığı olan hastaların hikayeleri iyi incelenirse görülür ki, ameliyatı gerektiren esas şikayetlerinin süresi genellikle bir kaç hafta veya ayı geçmez. Filmde görünen radyologun satırlarla ifade ettiği normalden sapmaların sadece belli bölümü vücudun kendi iyileştirme mekanizmasını aşarak hastayı rahatsız etmiştir.

Burada mesleki bir öz eleştiri yapmak lazım; tecrübeli cerrah hastayı tedavi eder yani işi basit yoldan çözer; tecrübesi az olan, olaya filmdeki her anormalliği katar yani işi lüzumsuz büyütür. Cerrahi büyüdükçe de hastanın riski artar. Cerrah, hastanın canı pahasına cesur olamaz. Çok korkmak da zarar verir, çok cesur olmak da. Unutulmamalıdır ki, risk almadan kazanç olmaz. Cerrahi teknik ve uygulayıcısı, riski kabul edilebilir seviyelere çekmelidir.

Yaşlı insanlardaki bel eğriliklerini (skolyoz) gençlere uygulanan tekniklerle ameliyat etmek doğru değildir. 30-40 yıldır mevcut eğriliklerle son zamanlara kadar sorunsuz yaşanmışsa, dengeyi bozan son olayı halledip hastayı ağrı öncesi duruma getirmemiz yeterli ve daha az risklidir. Hastanın gerçek ihtiyacı sinirinin alanının genişletilmesidir.

Esas konumuz olan yaşlıların kanal darlığını ameliyat yardımı ile çözerken, belli risklerle karşılaşacağımızı bilerek bunları azaltmaya çalışmamız gerekir. Sonuçta kanal darlığı insanı öldürmez ama anestezi ya da ameliyat komplikasyonu öldürebilir. Çok şükür ki anestezi bugün çok gelişmiştir. 90 yaş ve üstü insanları uyutmak, anestezistlerin artık günlük uğraşıdır.

Cerrahi teknik, anestezi riskini arttıran en önemli unsurdur. Anestezistin hoşlanmadığı durumları kabaca sayarsak: fazla kanama olmamalı, kan nakli mümkünse yapılmamalı, ameliyat uzun sürmemeli, yoğun bakım gerektirecek akciğer ve kalp sorunu olmamalı, vs. Seçtiğimiz teknik, bu riskleri arttırır ya da azaltabilir. Cerrahın önerdiği ameliyat tekniğinin hastası tarafından kabul görmesi, cerrahı doğal olarak memnun eder. Bu nedenle ben de kabul edilmesi kolay mikrocerrahi tekniğini, asistanlığımdan itibaren tercih ettim ve son 12 yıldır uyguladığım tekniğe ulaşmak için 20 yılı aşkın bir uğraş verdim. Bu arada yüksek devirli turların yaygın kullanıma girmesi, hava basıncı ile çalışan kemik kesici aletler ve tabii ki gelişmiş ameliyat mikroskobu bunu mümkün kıldı.

Kanal darlığı mikrocerrahi ameliyatı sonrası iyileşme nasıl gelişir?

Küçük yaradan tek yanlı yaklaşımla, iki yanlı omurilik kanalının açılması tekniği yukarda bahsedilen riskleri azaltan avantajları nasıl sağlar?

  • Omurgaya tek yandan ulaşıldığından, bel adaleleri tek taraftan kemikten sıyrılır. Bu, daha az yara demektir.
  • Omurganın taşıma gücü zarar görmediğinden diğer tekniklerde güçlendirmek için konulan vida ve çubuk sistemlerine (halka platin diye şatafatlı ve gerçekle alakasız bir adlandırma ile sunulan) gerek kalmaz. Bu, daha az kan ve daha kısa süre demektir.
  • Her çeşit fıtık varlığında, uzak aralıklardaki çoklu olaylarda iki küçük yaradan ulaşılabilir. Bu da ikinci bir ameliyattan kurtulmak ve ekonomi demektir.
  • Bu ameliyatı olanın ileride vida ameliyatı olmasına bir engel yoktur, şimdiye kadar yapılan bini aşkın olguda gerek olmamıştır. Bu, omurgadaki doğal hareketin korunması demektir.
  • Hasta bu ameliyattan üç saat sonra yürüyebilir, her hareketi yapabilir. Bu, yaşlılarda ameliyat sonrası olabilecek çok korkulan emboli riskini azaltmak demektir.
  • Hasta aynı gün hastaneden çıkabilir, 15 gün sonra normal yaşamına dönebilir. Bu, hem ekonomi hem de kaliteli hayat demektir.

Sinir basısı hemen felç yapar mı?

Sık karşılaştığımız bir soru bu. Fabrika ayarlarımız basının hemen felç yapmasına engeldir. Sinire bası, sırayla önce uyuşma, sonra sızlama ve ağrı, daha da devam ederse önce kısmi, sonra tam felç yapabilir. Buradaki felç, beyin felci ile karıştırılmamalıdır. Omurilik seviyesinde baskıya uğrayan sinir, el ile sınırlı güç kaybı oluşturur. Futbol tabiri ile konuşursak, vücudumuz önce uyuşma ile uyarır, ağrı ile sarı kart gösterir, hala sorun çözülemişse güç kaybı ile kırmızı kart gösterir. Yani bası hemen felç yapmaz. Ancak uyarıyı da dikkate alıp önlem almak durumundayız.

Kanal darlığı tanısı nasıl konur?

Tecrübeli hekim, tanıyı klasik tıp bilgisiyle kolayca koyar. Hasta öne eğik yürür, uykuda sırt üstü yatamaz, cenin pozisyonu ağrısını azalttığından onu tercih eder. Nörolojik muayene, hastalığın boyutunu hekime gösterir. Altın standart inceleme yöntemi MR görüntülemedir. MR, hekime gerekli bilgiyi sağlar. Varsa bu hastalıkla birlikte olabilecek fıtıklanma, kist, kireçlenme gibi olayları da gösterir.

Her hastaya ameliyat gerekir mi?

Başlangıç ve orta düzey kanal darlıkları hemen ameliyat gerektirmez. Önleyici ve tutucu yöntemlere yönlendirilirler. Bu yöntemler soruna çare olmazsa ameliyat olabilirler. Bu hastalarda ameliyat kararını hastanın kendisi vermelidir. Eğer ağrıları yaşam kalitesini çok bozuyorsa ve MR bulguları şikayetleri ile uyumlu ise ameliyat isteği kabul edilir.

Leave a Comment